15 Şubat 2009 Pazar

30 kisilik terbiyesiz grup

Fenerbahce.org'dan super bir aciklama daha geldi. 14 Subat gunu Caferaga'da oynanan bayan basket derbisinde 30 kisilik provokator grubun surekli olarak kufurlu tezahuratlar yaparak takima zarar verdikleri yonunde.

Iyi sayamamislar zaar. en az 300 kisiydik sevgili yonetim. En az 300 kisi macta 27 sayilik bir fark yarattik evet.

Sonra da bu 300 kadar terbiyesiz sevgililer gunu falan dinlemeksizin stada gidip hacettepe macinda destek verdiler takimlarina. Ben boyle terbiyesizlik gormedim! Oysa maraton alttaki 'benim taraftarlarim' gibi hem soguktan hem rakibin zayifligindan hem de gunun ozelliginden dolayi stada gelmemeleri lazimdi. Ne olsa paralarini veriyorlar canim, ne gerek var gelmelerine.

Diy mi sevgili yonetim? Diy mi dunyanin en komik yonetimi?

Diy mi 50, sadece 50 ki$ilik bir grup ile sorunlari olan yonetim?

50 idi, 30 oldu. Bakalim ne zaman tek hanelere inecek yonetimden memnun olmayan taraftar sayisi.

GFB nin liderleri ile sorunlari var tabi. KFY ile kesinlikle bir sorunlari yok. Diy mi sevgili Mosturoglu? Hem anti-aziz.com hakkinda yaptiklari aciklamalar ile destek bile cikiyorlar size. Unifeb&CK zaten sizi cok seviyor. Seyircinin gitmedigi Euroleague maclarinda koy resmi site giri$ine bir Unifeb $eysi, kafalari da kari$sin cocuklarin. KFY zaten size destek cikiyor. 50 kisilik bir GFB tayfasi sadece. Onlar da Belediye macinda '3 3 3!' diye bagirdilar zaten degil mi? Hem KFY'de size destek cikiyor.


Yahu, bakiyorum Fenerbahce Spor Kulubu Yonetimi'ne de, hep koca koca adamlarsiniz. Ayip be.

Yaki$iyor mu?

11 Şubat 2009 Çarşamba

Güle Güle Deniz

Allah rahmet eylesin, mekani cennet olsun kardesimizin. Unifeb sitesindeki tribun fotograflarinda farkinda olmadan omuz omuza bagirdigimizi gorunce cok daha kotu hissettim kendimi. Artik yerine bagiracagiz kardesim.

Basta mensubu bulundugu 1907UNIFEB olmak uzere, tribunlerimizin basi sagolsun.

Her olum, erken olumdur derler ama...
Neyse ya..

28 Ocak 2009 Çarşamba

Cok acaip toplum amalgamlariz, uzak durun

Biz bu ulkeye bir sekilde faidesi dokunmayan tek topluluguz. Mesela ne bileyim, ciddi ciddi bloglar filan tutuyoruz, tribunlerin durumundan canimiz aciyor, onu bir sekilde aciga cikariyoruz, kafa yoruyoruz filan ya hani. Hani futbol cok acaip bir toplum amalgami ya. Onun icin.

O sebeptendir i$te, bizlerden uzak durmasi gerekiyor toplumumuzun gelecek vaadeden piril piril genclerinin. Gidip stada bagiran filan tipleriz yahu, cocugunuzu bizim yakinlarimiza salmayin sevgili toplum ebeveynleri.

Cunku bizim baska bir isimiz/ugrasimiz yok, ne bileyim mesela okullarimiz yok bizim. Statlarda yasiyoruz. Siyasi gundemi zaten takip etmiyoruz hahaha yok artik. Bir de bunca tribun ugrasi ve dahi takim sevgisi icinde baska isimiz yokmus gibi gundemi mi takip edecektik? Yapmayin rica edecegim. Her sabah hurriyet.com.tr adresine girip, "X unlusunun cok seksi fotograflari icin tikla!!!" ibaresine tiklayip soyle bir goz atip, 'fakat iyi got varmi$ be' $eklinde sevgili X Unlusu'nun fiziksel gorunumunu kendi kendimize teyit ederek ortamdan uzakla$iyoruz.

Hayati kaygilarimiz yok bizim. Is-guc-ekonomik ozgurluk gibi kaygilari bunyelerimizden cabucak uzaklastiriyoruz. Sonra bir bira aciyoruz. Futbol bloglarina, tribun forumlarina filan bakiyoruz. Sonra bira bitiyor, uyuyoruz. Sonra uyanip maca filan gidip aksam bir bira acip futbol forumlarini filan okuyup tekrar uyuyoruz. Boyle geciyor gunler.

Toplumumuza karsi olan sorumluluklarimizi, genclere yol gosterici bloglar ile bir nebze de olsun yerine getirmek yerine boyle sariydi-lacivertti-kirmiziydi-siyahti... takilip gidiyoruz.

Uzerimize dusenleri yapmadigimiz gibi, bir de utanmadan bir fiil afyonluyoruz toplumu. Cok pis amalgamliyoruz. Pisiz biz adeta.

O yuzden, bana bir daha 'ba$ka i$in yok mu aga? tribun filan, kekeke' demeyin.

Yok amina koyim.

Sana yok.

18 Aralık 2008 Perşembe

Konyaspor Deplasman Luks Vergisi


Konyaspor - Fenerbahce
bu ak$am saat 20.00'da oynanacak turkcell super lig maci.

ama bahsetmek istedigim mevzu bu degil.

fenerbahce maclarinda deplasman biletlerini hayatimda bir arada gormedigim meblaglara ceken anadolu kulubu furyasindan konyaspor'da nasibini aldi. gecen sene 15 ytl olan biletler bu sene 60 ytl. ne olsa dolacak, ustelik bagiran seyirci yari yariya du$erek dolacak degil mi konyaspor yonetimi? ne kadar zekisiniz yahu siz oyle?
e ama etik dedigimiz $eye ne oldu? sportmenlik?

artik bu ahlak di$i harekete bir onlem alinmasi gerekiyor. kendi deplasman seyircisine, kendi seyircisine sattiginin 5-6 kati fiyata, tribunun en kotu yerindeki (ey eskisehirspor sen de duy, her ziplayi$ta cokecek sanilan ek tribune 50 ytl ye doldurdugun fenerbahce taraftari sizleri cok seviyor) bileti satan anadolu kulupleri icin bir tavan bilet fiyati, veya kendi seyircisine sattigi fiyatta satma zorunlulugu falan getirilsin, bi'$ey olsun.
gi-de-mi-yo-ruz
lan!

ha butun bunlara ragmen istanbul'dan servislere dolu$up gidenler oldu. kendi capimda bir hesap yapiyorum $imdi,
60 ytl bilet, en az 40 ytl servis, en az 50 ytl 2 gun icinde yolda izde harcanan para = en az 150 ytl.

di$inden tirnagindan arttirdigi paralarla cogu yolda olan cefakar taraftarin da eline, ayagina saglik. helal olsun.
o taraftari stada almamak icin olaganustu cabalar harcayan, tepemize elinde kamerali adamlar diken, parayla satin aldigi taraftari stada getiren, pankartlarimizi yasaklayan padi$ah beyzadeler de; bari birazcik olsun $u 'vefa' denilen $eyden nasibini alsin.
her hakem hatasina verilen ivedi tepkiler, seri hareketler, cevik savunma mekanizmasi bir kez de $u kendi taraftarlari icin verilsin.

mac yorumu mu?
onu da ba$kasi yapsin.

fotograf: eski$ehirspor maci.
50 ytl'de olsa yakariz yine
biz gonul vermi$iz fenerbahce'ye

(ek$i sozluk'teki yazimdan birebir alintidir)

02 Aralık 2008 Salı

Telsim Tribunu

$oyle bir yerdir:






















30 Kasım 2008 Pazar

'Bu Formanin Hakkini Verenler Asla Yalniz Kalmaz'


demi$tik mactan once, hatta $oyle ustteki gibi efsanevi bir goruntu cikti ortaya.

son 1 yil icinde 12000 ki$ilik tribunde yapilmi$ olan 9.buyuk koreografiydi, ayrica son 20 gunde 3.kez bu yorgunluk hazzini ya$ami$tik. porto macinda kanarya pankartinin zamaninda acilamamasi haricinde hicbir eksiklik ya$anmadan yapilan -eger uefa ya kalamazsak- buyuk olasilikla bu sezonun son koreografisiydi. donup hepsinin fotograflarina teker teker bakinca ya$adigimiz yorgunluklarin, yedigimiz ayazlarin, kar$ila$tigimiz gucluklerin hicbir onemi kalmiyor. o koreografilerin bir parcasi olmak kendi adima bana sonsuz gurur veriyor. saatlerce ciddiyetle cali$an 1907unifeb ve grup CK uyelerine ve koreografilerin belki de en onemli parcasi olan telsim tribunu sakinlerine ayri ayri te$ekkur ediyorum.

neyse, maca gelelim.
macin teknik analizini yapacak degilim bittabi, hem tam olarak beceremem hem de piyasada bu i$in ehli olan onlarca insan yapiyor zaten.

aslinda ba$larda atmosfer hic de bir derbi mac havasinda degildi. gayet bir anadolu takimiyla onemsiz bir macimiz varmi$casina, bir galatasaray maci oncesi co$ku ve gerginligi yoktu. be$ikta$ taraftari da bir galatasaray taraftari, hatta bir bursaspor taraftari kadar aktif degildi. mactan once 'bir de bunlarla mi ugra$icaz' dusuncelerimi macin ba$lamasiyla birlikte pasivize ettiler pasiflikleri sayesinde. 80.dakikadan sonra bir iki defa uclu cekmeye cali$arak reklam pe$inde ko$tular yine.
yapmayin artik bunu cocuklar, yaki$miyor, kanal d haber surekli sizinle ugra$amaz.

gfb migrosta kalabalikti ve gayet de aktiflerdi bu mac. cogu mac maraton ve fenerium ugultularinda sesleri bastirilip bize ula$mazken bu mac ula$ti. tabi du$uk butceli tribunculer hakli olarak 'bilet almaya deger son mac' olarak degerlendirilip akin etmi$ olabilirler. ke$ke fenerium alt ve maraton alt 'seyirci'leri sezonun kalan maclarini gelmeye deger bulmasalar da biraz eglenebilsek tribunde degil mi? bence fena olmaz.

mactan sonra da sevgili 'uclucu' car$i ile biraz eglenmek icin statta kalma geregi duymadik. maratonda acilan pankart gibi 'ugra$maya degmezsiniz' deyip ayrildik mabedden.

sacma sapan daginik bir yazi oldu gerci ama yaklasik 1.5-2 aydir yazmami$im, biraz isinmak lazim, $eyapmazsiniz artik.

08 Ekim 2008 Çarşamba

kamera nereden cikti?

belki 2001 yilinda oynanan 4-3 luk gaziantepspor macindan beri tribunler ilk kez boyle enteresan bir maca tanik oldu. kayserispor macindan bahsediyorum. hayir, ilginc olan kismi sahada oynanan mac degildi, tribunde gecen 90 dakika idi. yoksa bu futbolla, kulup icindeki bu ba$kan-taraftar gerginligi ile kayserispor'dan kendi evimizde 4 gol yemi$ olmak ne yazik ki garip gelmiyor.

hafta icinde gfb nin yayinlami$ oldugu manifesto(bence hakli manifesto) camiayi oldukca germi$ti.

stada gelmeden once 'bagirmayacagiz, alin cekirdeklerinizi izleyin pa$alar gibi macinizi' $eklinde konu$ularak gelinmi$ti. bu, fenerbahce ile ilgisi olmayan yuzlerce ki$inin stada sayin aziz yildirim'in misafirleri olarak icabet etmelerine kar$i yapilmi$ bir ele$tiri idi. bence hakli bir ele$tiri idi.
telsin tribunune girdigimizde bizi, migros tribununun ustune asilmi$, 'gercek genc fenerbahceliler' imzali aziz ba$kanimizi padi$ahlik suclamalarindan aklayan bir cumhuriyet sevimliligine bulanmi$ devasa bir pankart kar$iladi bizi.
'ggfb' kim ola ki? duzce'den otobuslere doldurulup ellerine tutu$turulan bedava biletlerle stada getirilmi$ 'satilik taraftar'lar olmasin?

ayrica butun tribunlerde asili olan 'yonetim-taraftar el ele', 'hep destek tam destek' pankartlarini da sayin ba$kan geceden gelip u$enmeden kendi elleriyle asmi$ gibiydi. bu kadar, icinde bulunulan duruma egreti kalan bir pankartlar toplulugunu hayatimda ilk kez goruyordum.

mac ba$ladi, bagirmiyorduk. diger gruplar da bagirmiyordu. 'satilik taraftar' da bir kac dakika bagirip dogal olarak erkenden susmu$tu. zaten ortama pek bir yabanci olduklari her hallerinden belliydi. golu yedik, ve daha fazla dayanamadik. bir ba$kanin cocuksu hirslari yuzunden, cubukluyu daha fazla desteklemeyecek degildik. statta ugultular koptu, gruplar co$tu. takim biraz kendine gelme egilimi gosterirken bir gol daha yedik. ikinci yari yine muthi$ bir destekle ba$ladi mac, golu de attik, lakin tekrar yedik.

en azindan $u gorulmu$ oldu, bu takim tribun destegi olmadan kendi evinde hicbir varlik gosteremiyor. diger 2 lig macini bu statta kazanan seyirci, pardon 'taraftar', belki en ba$indan destegini verse bu maci da kazanacakti. ama bu sefer yine her $ey gulluk gulistanlikmi$ gibi sahiplenecekti bu galibiyeti sevgili ba$kan.

en enteresan dakikalarsa maraton ve fenerium tribunlerinin tepesinde pusup, ba$kan aleyhine tezahurat yapan bizleri kameraya ceken gorevliler i$ ba$indayken ya$andi. hemen onlarin da bestesi yazilip soylendi tabi tribunde:

kamera nerden cikti
cekenin anasini
zoom yapmazsan ibnesin
bu parmak g.tune girsin (malum parmaklar bu misrada ar$a kalkiyor)

sen bizi cekedur ba$kanim, gorunen o ki bir dahaki maca bedava taraftar bile bulamayacaksiniz.

23 Eylül 2008 Salı

rap rap rapaic

milenyumun ba$larindaki, kenneth'li, revivo'lu, balic'li, lazetic'li, genc serhat akin'li, ve benim icin en onemlisi milan rapaic'li, o zaman icin rahatlikla 'efsane' klasmanina girebilecek kadronun yeri bizim nesil icin her zaman ayri bir onem te$kil eder. hatta bana fenerbahce'yi bu kadar sevdiren etken belki de bu kadrodur.

fakat bu kadroda biri vardi ki; muthi$ sol ayagiyla, kazirmasiyla, antep'e attigi o a$irtma goluyle, galatasaray'a fuzeledigi goluyle, duru$uyla, yuruyu$uyle inanilmaz bir sempati ve hayranlik besledigim adam. milan rapaic. mucadele etmedigi yonunde belki de cogu hakli, bir cok ele$tiri de almi$ti fenerbahce'de oynadigi donemde.
ama ne bileyim i$te bu adamin yeri bende her zaman apayriydi, hala oyle.

soylim dedim yani. bu kadar.

spor programlarini izleyemeyi$im yeterince umursanmiyor

aynen oyle. ulusal kanallarin neredeyse hepsi tarafindan elimden alinan, dogru duzgun spor programi izleme ozgurlugumu geri istiyorum. mahalle kabadayisi fenotipli, gunumuz $artlarinin artik cok fazla gerisinde kalmi$ 'dede'leri izlemekten biktim.
'amca'lardan da oyle. ben daha cok 'abi' leri seviyorum. ama serhat ulueren gibilerini degil, ugur meleke, ogan tarhan, mehmet demirkol gibilerini. blogger da aceto balsamico olarak bilinen bulent timurlenk gibilerini. analiz ve yorum gucleri cok daha kuvvetli olanlarini, nerede ne soylemesi gerektigini bilenleri. ben bu adamlari, neredeyse butun akli evvel sporseverler gibi televizyonlarda daha fazla goreyim istiyorum.

eyyamcilardan biktim. $ak$akcilardan biktim. yav$aklardan da biktim. ahmet cakar'i herhangi bir kategoriye sokamiyorum fakat, ondan da biktim. ilker yasin'den biktim. tanburaci'dan, cavusoglu'ndan, ziya $engul'den, omer urundul'den, gokmen ozdanak'dan, adnan aybaba'dan biktim. ertem $ener'den de henuz bu alemlerde dinazorlar kulubune girmemi$ olmasina ragmen biktim. bunu nasil becerdi bilmiyorum.

basketbol basini oyle degil ornegin. genc, enerjik ve bilgili. bu fark, ulkede basketbola verilen onemin cok az olu$unun nadiren yarattigi bir avantaj ile aciklanabilir belki. ensesi kalin basin patronlarina kendilerini sectirmek icin rant sava$larina girmelerine futboldaki kadar gerek kalmiyor.

basketbol basinindaki dinamizm, bilgi ve analiz gucu futbol basininda da olsun istiyorum. cok mu $ey istiyorum?

22 Eylül 2008 Pazartesi

$ukru saracoglu stadyumu akustik organizasyon problemi


var boyle bir problem. sebepleriyle sonuclariyla kendi capimda analizimi yapacagim simdi, lakin oncelikle ba$ligin tam olarak soylemek istedigi $eyi aciklayayim. bahsettigim problem, stattaki tezahurat organizasyonunun gerektigi kadar yapilamamasi, ve sesini 30.dakikada kaybedecek kadar bagiran taraftarin, stada hakim olamama problemidir.

butun stadin canhira$ kic yirtmasini dogru bulmuyorum. zaten boyle bir sey 10 bin kisilik bir stadiniz yoksa, neredeyse imkansiz. saracoglu icin, en az mactan kopuk bagirarak destek veren taraftar profili kadar, maci izleyerek anlik refleks veren, sol kanattaki ugur boral'in bo$ta oldugunu selcuk'a bir anda verdikleri tepki ile fark ettiren, hakemi etki altina alan taraftara da ihtiyac oldugunu du$unuyorum . tabi bunun dengede tutulmasi onemli. $u an cogunlugunu ikinci soyledigim profil olusturmaktadir bu stadin.

gecen seneler icin, yani migros tribunu aziz yildirim afetine yakalanmadan once, tezahurat organizasyonunu bu tribunde bulunan gfb kontrol ediyordu. telsimden, migrosa bakiyor, onlarin sesinin bizlere ula$incaya kadar kesilmemesini umuyorduk. telsim desteksiz bir migros ise, zaten neredeyse bo$a bagirmi$ oluyordu. eger gecen senelerde gfb migros degil de, stada daha hakim bir noktada mevzileniyor olsaydi; en az, kartal yuvasindan stadi inleten ve yere goge sigdirilamayan car$i grubu kadar stada hakim olacaklardi. fakat saracoglu cok buyuk bir stad, ve bunun da dezavantajlari var. gfb nin tezahuratı telsime gelene kadar tezahuratın başı sonu karışıyor, tezahuratı anlayana kadar telsim tribünü halkı maça konsantre oluyordu. maraton ve fenerium tribünlerinin özellikle önemli maçlarda en az 100 ytl vererek maça gelebilmiş kişiler olduklarını, ve genç öğrenci kesimin telsim ve migros tribünlerinde maçı izlemek zorunda kaldığını düşünürsek saraçoğlu stadından çok komplike tezahuratlar beklemek hayal ürünü oluyordu. 'mu$teri' olmakla suclanan vefali fenerbahce taraftari, en cok tezahurat konusunda ele$tiri aliyordu.

bu sene ise migros tribunu yok. telsim tribunu son derece aktif. partnerleri maraton ustun telsim'e yakin ko$esinde bulunan 'feder' oldugu icin kar$ilikli tezahuratlar daha rahat yapiliyor. o ko$eyi de feder muthi$ organize ediyor, haklarini vermek lazim. ki zaten vermekteyiz. biz susup, onlar ba$layinca, telsimden yukselen "aslanlarim benim be!" seslerini duymak beni mutlu ediyor. fakat yine de, bu gruplarin bulunduklari noktalardan stada hakim olmalari, hala imkansiz. maraton ustun ortasindaki gfb liler yeterince olaya dahil olamiyorlar ornegin. kfy ve legend gibi gruplardan da randiman alinamiyor. cunku bu sefer de, telsimden kopan gurultu, akustigi daha yuksek tribunlerdeki cekirdek citlatma seslerine kurban oluyor. maraton altta oturanlar aralarinda konu$unca bile bu tezahuratlari yok etmeye yetecek kudrete sahipler. bu guclukle yapilan tezahuratlarin birakin yayina gitmesini, futbolculari bile yeterince motive edemedigi a$ikar. eger alt bloklarda organize olunabilseydi, dunyanin en efsanevi akustigi saglanabilirdi bu statta. efsane maraton'u bile ozlemezdik belki.

gerci o'nu yine de ozlerdik be.

ben bu koltuklari gormeye ali$ik degilim


$u gunlerde yonetim-taraftar arasindaki polemiklerin temel nedenini $u $ekilde ozetleyebiliriz sanirim: yonetim, endustriyel futbolla kafayi feci halde bozmu$ durumda, ve parasini verip efendi gibi macini izleyen seyirciye me$k ile bagli. parasini verip, bagirarak takimini ate$lemek isteyen taraftarin ise 'efendi gibi' tanimina tam olarak uymadigi konusunda hemfikirler. ve kendilerinden cok eminler. aslinda bu direkt olarak 'tribunden verilen destek'e kar$i olu$turulmu$ bir tutum degil. gfb grubunun sponsorlarindan falanindan filanindan rahatsizlar sanirim. bilmiyorum. zaten burada 'asil niyetlerini' tarti$mak degil amacim. beni ilgilendiren kisim o degil. sebebi ne olursa olsun, sonuc olarak, bence gruplardan pek hazzetmiyorlar. ve bu da 'benim taraftarlarim'i daha fazla cekirdek yemeye sevk ediyor sanki? neyse ki bu eksikligi henuz o kadar hissetmedik. saracoglu'nun derin sessizliklere gomuldugune de tanik oluyoruz arada bir. ama bu son yillarda sikca basimiza geliyor zaten. neyse ki telsim tribunu bu sene oldukca aktif. maraton e blok ile guzel bir ikili olu$turdular. zaten telsim tribununde ck&unifeb i$birligine ve icraatlarina boyle satir aralarinda deginmek haksizlik olur. ayri bir yazida $eyederiz onu.

ote yandan gruplar, bu kisitlamalardan rahatsiz. telsim tribununden kar$imizdaki bombo$ migros tribunune bakmak tabi ki ho$umuza gitmiyor. neyleyelim 'sari' deyince duyulmayan migros tribununu? gencliginde fitil gibi delikanli olan bir adami, ya$lanip hastalaninca, hasta yataginda acir gozlerle izler gibi izliyoruz zavalli migros'u. her gordugum bo$ koltukta aklima aziz yildirim du$uyor. '44 ytl de cok be ba$kan' diye geciriyorum icimden. kar$iya bakiyor ba$kan, maraton alti goruyor. sonra soyle hafiftan kalkma pozisyonu alip altindaki fenerium alta bakiyor ba$kan. 'benim taraftarlarim'in orada oldugunu goruyor. $oyle bir rahatliyor. sonra da migros tribunune bakiyor, ama gormuyor. hicbir $ey anormal degilmi$ gibi davraniyor. ben de bakiyorum, ama 'surumden kazanmalari lazim abi' kli$esine alet olmaktan korkuyorum.

paradoks gibi geliyor insana. ne zamana kadar bu boyle surecek kestiremiyoruz, fakat bu krizle gecen her saniye camiayi zayiflatiyor. sayin ba$kanin bir kac capulcu diyerek kucumsedigi olgu, git gide butun tribunlere sicriyor. bildiriler yetmedi, mactan sonra karanlikta tezahuratlar edildi.

bence $u goz ardi edilmemeli, eger bir inatcilik yari$ina giriliyorsa, taraftar bunu kazanacaktir. cunku taraftar kar$iliksiz sevmektedir. hicbirimizin ismi, sirf 20 yildir taraftar oldugumuz icin bilinmiyor. unumuze un katmiyoruz, statta bagirdikca. ve bu sidik yari$tirilan surec ne kadar uzarsa, bu camiaya o kadar zarar verecektir. tepkiler buyudukce, yonetim dengesizle$iyor. taraftar bu protestolardan artik keyif almaya ba$liyor. yani biz de dengesizle$iyoruz. ve bunlarin hepsi, her $ey gayet guzel giderken, ba$kanin 'top benim, oynatmiyorum' refleksiyle vuku buluyor.

taraftar o tribunlerden vazgecmez, 'ben varken onlar giremezler' diyor ba$kan; o koltukta onumuzdeki 20 yil otursan da, bu taraftar oraya girecektir ba$kanim. kendileri giremezlerse, cocuklari girecektir.

bence daha fazla ki$iyi kendine du$man etmeden, 'beyler biraz sert davrandim sizi kirdim, $eyapmayin.' diyerek 'hem kiziyorum hem seviyorum da keratalar sizi' diyen abi moduna girerek, yillardir bizi kendine hayran birakan 'o' adam geri donse, dunya ne kadar guzel bir yer olurdu diy mi?

padi$ahim sen cok ya$a


3-0 kazanilan fenerbahce genclerbirligi macinin olayi, mac bitiminden sonra yarim saat kadar statta bekleyip aziz yildirim'a deruuuni mesajlar veren taraftar gruplarinin dayani$masidir. maraton ustte gfb den geriye kalanlar, unifeb in tamami, feder, kfy ve gordugum kadariyla bir kac ck grubu mensubunun isiklar tamamen kapanip polis zorla disari cikarmadan yerlerinden kalkmamasi, hep birlikte tezahuratlarin soylenmesi simdiye kadar o statta tanik oldugum en unutulmaz anlardan biriydi.

macin 85.dakikasinda stattan ayrilmaya baslayan maraton alt mensuplarina yapilan 'baskanim gordun mu taraftarin gidiyor' tezahuratlari da yerini buldu. kazim'in golunu gormeyen sevgili baskanin sevgili taraftarlarina da uzuldum dersem yalan olacaktir. kale arkasi mac biletlerinin 44 ytl yapilmasi sayin baskanin "onlari bitirecegim" aciklamasiyla ne kadar da bagdasiyor? fakat unuttugu bir sey var sanirim sayin baskanin,

"yanardı meşaleler/ coşardı tribünler/ kısılırdı bütün sesler/ gün gelir devran döner/ bu günler gelir geçer/ bu efsane geri döner"

efsaneden kast edileni gfb grubu tuzelinde degerlendirmek buyuk bir yanilgi olacaktir. zaten bu satirlarin sahibi bir unifeb mensubudur. oldurulmeye calisilan tribun ruhunun, olumsuz oldugunu yonetimin bilmesi gerekmektedir. bu tur garip onlemlerle ellerine; kendilerine ve taraftarin dayanismasina zarar vermekten baska bir sey gecebilecegini dusunmuyorum. daha dune kadar dakika 85.de aman son model arabamla trafige yakalanmayayim diye stadi bosaltan sayin baskanin 'benim taraftarlarim' olarak lanse ettigi topluluktan kimse rahatsizlik duymazken; bugun bu tribunu yasatan, deplasmanlarda takimi yalniz birakmayan, 90 dakika kic yirttigi halde sessiz cogunlugun seyirciligi dolayisiyla desteklemiyormus sayilan, kisitli butcesinden, harcligindan, dusuk maasindan her halukarda fedakarlik ederek o stada gelen gercek taraftarlar ciddi sekilde rahatsiz oluyorsa, ve yonetim yillardir gormedigi tepkileri goruyorsa, aziz yildirim bence arada bir 'tanri' olmadigini hatirlamalidir.

gordun mu baskanim? gecen hafta ugur'u protesto eden taraftarin, bu hafta da kazim'in golunu gormedi.

(ek$i sozluk'teki yazimdan alintidir.)

blog hakkinda

fenerbahcelilik ilginc bir sey. nebileyim sanki insana bir misyon yukluyor. belki bu yuzden, feneriumlara dunyanin yatirimini yapiyoruz. bir $eyler alamadan ciktigim bir fenerium macerami hatirlamiyorum. belki diger kuluplere, benim fenerbahce'ye bagli oldugum kadar bagli olan taraftarlar icin de durum aynidir, bilemiyorum. hic galatasarayli olmadim cunku ben.

her neyse, konumuzdan bagimsiz bir giri$ oldu. $imdi konumuza donelim. ben bu blogu neden kurdum?

sagda, solda fenerbahce hakkinda, ozellikle tribunler hakkinda yazdigim yazilari buraya da koyarim, belki birilerinin i$ine yarar diye kurdum aslinda. hem de direkt olarak fenerbahce ile, fenerbahce tribunleri ile ilgili bir blog kurma fikri gayet ho$uma gitti. bu blogda, genellikle tribunler, taraftar gruplari, $ukru saracoglu stadi'nda ya$ananlarla ilgili yazilarla kar$ila$acaksiniz. tabi takim ve camia ile ilgili haberler/analiz/yorumlara da rastlayabilirsiniz. zaman gosterecek bunu.

kendim hakkindakisaca bilgi vermek gerekirse de, durum $udur ki; bir unifeb (istanbul tayfa) uyesiyim. ve bu sezon telsim tribununden butun maclari takip edecegim. size de mumkun mertebe bu havadisleri $eyedecegim.

gereginden fazla uzun oldu bu, ba$lamak lazim.