
$u gunlerde yonetim-taraftar arasindaki polemiklerin temel nedenini $u $ekilde ozetleyebiliriz sanirim: yonetim, endustriyel futbolla kafayi feci halde bozmu$ durumda, ve parasini verip efendi gibi macini izleyen seyirciye me$k ile bagli. parasini verip, bagirarak takimini ate$lemek isteyen taraftarin ise 'efendi gibi' tanimina tam olarak uymadigi konusunda hemfikirler. ve kendilerinden cok eminler. aslinda bu direkt olarak 'tribunden verilen destek'e kar$i olu$turulmu$ bir tutum degil. gfb grubunun sponsorlarindan falanindan filanindan rahatsizlar sanirim. bilmiyorum. zaten burada 'asil niyetlerini' tarti$mak degil amacim. beni ilgilendiren kisim o degil. sebebi ne olursa olsun, sonuc olarak, bence gruplardan pek hazzetmiyorlar. ve bu da 'benim taraftarlarim'i daha fazla cekirdek yemeye sevk ediyor sanki? neyse ki bu eksikligi henuz o kadar hissetmedik. saracoglu'nun derin sessizliklere gomuldugune de tanik oluyoruz arada bir. ama bu son yillarda sikca basimiza geliyor zaten. neyse ki telsim tribunu bu sene oldukca aktif. maraton e blok ile guzel bir ikili olu$turdular. zaten telsim tribununde ck&unifeb i$birligine ve icraatlarina boyle satir aralarinda deginmek haksizlik olur. ayri bir yazida $eyederiz onu.
ote yandan gruplar, bu kisitlamalardan rahatsiz. telsim tribununden kar$imizdaki bombo$ migros tribunune bakmak tabi ki ho$umuza gitmiyor. neyleyelim 'sari' deyince duyulmayan migros tribununu? gencliginde fitil gibi delikanli olan bir adami, ya$lanip hastalaninca, hasta yataginda acir gozlerle izler gibi izliyoruz zavalli migros'u. her gordugum bo$ koltukta aklima aziz yildirim du$uyor. '44 ytl de cok be ba$kan' diye geciriyorum icimden. kar$iya bakiyor ba$kan, maraton alti goruyor. sonra soyle hafiftan kalkma pozisyonu alip altindaki fenerium alta bakiyor ba$kan. 'benim taraftarlarim'in orada oldugunu goruyor. $oyle bir rahatliyor. sonra da migros tribunune bakiyor, ama gormuyor. hicbir $ey anormal degilmi$ gibi davraniyor. ben de bakiyorum, ama 'surumden kazanmalari lazim abi' kli$esine alet olmaktan korkuyorum.
paradoks gibi geliyor insana. ne zamana kadar bu boyle surecek kestiremiyoruz, fakat bu krizle gecen her saniye camiayi zayiflatiyor. sayin ba$kanin bir kac capulcu diyerek kucumsedigi olgu, git gide butun tribunlere sicriyor. bildiriler yetmedi, mactan sonra karanlikta tezahuratlar edildi.
bence $u goz ardi edilmemeli, eger bir inatcilik yari$ina giriliyorsa, taraftar bunu kazanacaktir. cunku taraftar kar$iliksiz sevmektedir. hicbirimizin ismi, sirf 20 yildir taraftar oldugumuz icin bilinmiyor. unumuze un katmiyoruz, statta bagirdikca. ve bu sidik yari$tirilan surec ne kadar uzarsa, bu camiaya o kadar zarar verecektir. tepkiler buyudukce, yonetim dengesizle$iyor. taraftar bu protestolardan artik keyif almaya ba$liyor. yani biz de dengesizle$iyoruz. ve bunlarin hepsi, her $ey gayet guzel giderken, ba$kanin 'top benim, oynatmiyorum' refleksiyle vuku buluyor.
taraftar o tribunlerden vazgecmez, 'ben varken onlar giremezler' diyor ba$kan; o koltukta onumuzdeki 20 yil otursan da, bu taraftar oraya girecektir ba$kanim. kendileri giremezlerse, cocuklari girecektir.
bence daha fazla ki$iyi kendine du$man etmeden, 'beyler biraz sert davrandim sizi kirdim, $eyapmayin.' diyerek 'hem kiziyorum hem seviyorum da keratalar sizi' diyen abi moduna girerek, yillardir bizi kendine hayran birakan 'o' adam geri donse, dunya ne kadar guzel bir yer olurdu diy mi?
1 yorum:
MODERN FUTBOLA KARŞIYIM..
Yorum Gönder